Ne Haldeyim Bilmiyorum?

Yalnızlık!

Yalnızlık!

Yazıma Murat Yılmaz Yıldırım’ın ve Cem Adrian’ın beraber söylediği Kan Revan İçindeyim parçasıyla başlıyorum.

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Merhaba arkadaşlar, bazen beni bırakmayan, istediğim zaman yanımda olan tek arkadaşımın Bir Şişe olduğunu düşünüyorum.Üniversite hayatı her zaman büyüleyici gelmiştir.Ama kalabalıkların arasında yalnız kalma durumu hiç anlatılmadı bana.Üniversitede binlerce kişi var.Bu binlerce kişiden biri bile hadi gel buralara takılalım veya şuraya gidelim demedi bana! Ne yaparlarsa yapsınlar, nerelere giderlerse gitsinler ben aralarında yokum.Uyuyor muyum ben ya.Hiçbir şeyden haberim olmuyor.Mal gibi; yaptıkları, ettikleri şeyleri sonradan öğreniyorum.Neden yaptıkları hiçbir etkinliğin haberini vermiyorlar , çok mu asosyal görünüyorum veya çok mu ineğim/iğrencim ??

Üniversitenin etkinliklerine katılabilirim fakat hiçbir arkadaşın yanında olmadan, hiçbir arkadaş edinmeden ne kadar keyif alabilirsin ki etkinliklerden? Bu durum benim sosyal olmamama ve çoğu şeye tepkisiz kalmama neden oluyor.İnsanlar artık önemsiz varlıklar gibi geliyorlar bana.Kitaplara gömülüyorum, tek başıma dört duvar arasında müzik

Kalabalıklar ve Ben!

yapıyorum.Artık sadece ruhumu tatmin etmek için uğraşıyorum.Belki de doğayı bu denli sevmemin nedeni budur.Çünkü doğa, ben huzuru ciğerlerimden içeri çekmek ve damarlarımdan süzülüp kanıma karışmasını istediğimde her zaman yanımda.Doğa bana huzuru veriyor.Ona sığınıyorum, her zaman için beni kabul ediyor ve  beni yanına alıyor.

Evime kilometrelerce uzaktayım.Hiç bir arkadaşım yok ve kalabalıklar arasında yalnızım.Beni ayakta tutan ne peki? Müzik mi? Doğa mı? Bir Şişe mi? Bu 3 şey beni ayakta tutan şeyler, çünkü beni dinliyorlar her zaman ve istediğim zaman yanımdalar.Ama insanlar?

Fazla söz bulamıyorum ve çok kötü bir durumdayım.Ruhumun tatmini için başka şeylere yönelmekten çok korkuyorum.BiRaZCıKTa oLSa SeVGiYe İHTiYaCıM VaR!

Facebook’un Dürtme Saçmalığı ve Engellenmesi

Dürtme Beni!

Dürtme Beni!

Arkadaşlar facebook’taki dürtme butonu, msndeki titret butonuna benzeyen bir saçmalık.Facebook’a dürtme fonksiyonunu ekleyenler, bu butonun ne kadar gereksiz olduğunun ve çoğu facebook kullanıcısının dürtme olayından ne kadar rahatsız olduğunun farkındalar.Bu dürtme olayı facebook’unu ingilizce kullananların sayfasında “poke me” olarak yani dürt beni olarak geçiyor.Bazı kaynaklarda da dürtme fonksiyonun facebook kullanıcıların birbirinin dikkatini çekebilmesi için oluşturulduğu söylenmekte.

” Ne LaN Bu? “Birinin dikkati çekilmek istenilse duvarına mesaj yazılır veya mesaj gönderilir.Bazı kaynaklarda da dürtme, Facebook kullanıcılarının birbirlerine mesaj göndermeden, selamlaşmalarını sağlıyormuş.Saçmalığın Daniskası!

Bazen dürtmeler fazla abartılıyor ve insana bıkkınlık verebiliyor.İnsan gerçekten dürtülmüş hissediyor kendini be yeaa :D

Size dürtme ile ilgili acayip bir olay da anlatayım tam olsun.

“ABD’nin Tennessee eyalitinin Hendersonville şehrinde yaşayanShannon Jackson adlı bir kişi sırf bu dürtmelerden dolayı mahkemelik olmuş.Facebook’taki arkadaşlarını dürterek rahatsız ettiği için hakkında tutuklama kararı çıkarılmış.Üstelik adam bu olaydan dolayı bir yıla kadar hapis cezası ya da 2 bin 500 dolar hapis cezası alacakmış.
İşte facebook’taki dürtme gibi gereksiz ve amaçsız şeyler böyle saçma sorunlara sebep olabiliyor.
Ve ekliyorum; facebook’un dürtme saçmalığını hiç bir şekilde engelleyemiyorsunuz.Yani arkadaşlarınız sizleri her zaman dürtebilir :|

2010 KPSS BAŞVURU ve SINAV TARİHLERİ

Kpss sınavı başvurusu

Sınav Zamanı!

Merhabalar, bu konuyu kpss sınavına girmeyi düşünenler ve kpss sınavına girecek olan arkadaşlar için açıyorum :D

Kpss sınavı, lisans mezunları için 10-11 Temmuz 2010`da, ortaöğretim ve ön lisans mezunları için 26 Eylül 2010 tarihlerinde yapılacak.Lisans adayları için başvuru tarihleri; 10-21 Mayıs 2010, ortaöğretim ve ön lisans adayları için başvuru tarihleri; 31 Mayıs-2 Temmuz 2010 arasında.

Kpss sınavının ücretine gelince; Lisans mezunları 1. oturum için 35 lira, 2. oturum için 55 lira, 3. oturum için 75 lira, dördüncü oturum 95 lira ödemek zorundalar. Ön lisans ve lise mezunları ise 35 lira sınav ücreti ödemek zorundalar.

Neredeyim Şuan?

Ahh şu toplu taşıma araçları...

Merhaba arkadaşlar, şuan İstanbul’dayım.Okuluma geze geze gitmek güzel.Önce adana, sonra istanbul falan  :D.Şu an itibariyle İstanbul’da dekoru oldukça hoş olan bir internet kafede oturmaktayım.Aslında bugün internet kafede oturmaktan başka planlarım vardı ama o planlarımı yarına bırakmak zorunda kaldım.Çünkü yol yorgunluğunun üzerine birde sabah erkenden kalkıp nereden akrabam olduğunu bilmediğim birini otogardan almak zorunda kaldım. Bu yüzden sabahleyin gitmem gereken yerlere gidemedim ve bu gideceğim yerlere yarın gitmeyi tercih ettim.Birazdan web tasarımını yaptığım bir sitenin sahibi ile görüşmeye ve bir kaç küçük değişiklik hakkında konuşmaya gideceğim.İstanbul’a gelince işte böyle her sabah kalkıp sağa sola gitmem gerekiyor.Yani bir orada oluyorum bir burada. :) Zaten şu otobüsler,dolmuşlar,metrobüsler varya beni bitiriyor.Gideceğim yer için bazen bir otobüs bir metrobüs, iki otobüs,bir metrobüs bir dolmuş veya bir otobüs bir dolmuş yapıyorum :P.Eeee tabi bu da beni yoruyor.Arabam olsa şimdi ne güzel istediğim yere metrobüs, otobüs, dolmuş demeden gidecektim.

Sözü kısa kesiyorum.Çünkü çok geç olmadan kalkmam lazım.Beni bekleyenleri bekletmeyi severim ama bu seferlik olmam gereken yerde vaktinde olmam lazım.

Sağlıcakla kalın..

Facebook Sayfa ve Grup Davetlerinde Herkesi Seçmek

Arkadaşlar bugün facebook’taki küçük bir eksiklikten ve bu eksikliği nasıl telafi edeceğinizden bahsedeceğim.Facebook nasıl olmuşsa bir sayfa ve gruba arkadaşlarınızı davet etmeniz için “herkesi seç” butonunu koymayı unutmuş.Bu durum facebook kullanıcılarının sinirlerini bozuyor fakat facebook ekibinin işine  yarıyor.Çünkü bu sayede kullanıcılar davet edecekleri kişileri tek tek seçerek daha fazla vakit kaybediyor, yani facebookta daha fazla vakit geçiriyor …

Gelelim facebook’ta herkesi birden nasıl seçeceğinize…

Gidiyorum Bu Şehirden…

Gidiyorum...

Merhaba arkadaşlar, pazartesi günü yani yarın saat 18′de yaşadığım şehirden ayrılıp, Adana’ya doğru yola çıkıyorum.Salı sabahı orada olacağım.Salı akşamını da Adana’da geçirdikten sonra çarşamba akşamı İstanbul’a doğru yola çıkıyorum.Sanırsam İstanbul’da ki işlerimden dolayı pazar gününe kadar orada kalacağım ve Pazar akşamı da eğitimimden dolayı dosdoğru Edirne’ye doğru yol alacağım.Böylece bir haftada güzel bir Türkiye turu atmış olacağım :P

Bu bir haftalık süre içerisinde Bir Şişe’yi dolduramayabilirim arkadaşlar.Büyük ihtimal fırsatım olmayacak.Birde son 15 gün içerisinde okuduğum üniversitenin yarıyıl tatiline girmesinden dolayı her gün 1-2-3 konu açma fırsatım oldu fakat üniversite tekrar açıldığından dolayı ve altta da ders bırakmak istemeyişimden dolayı 2-3 günde bir yazı atabileceğim.Bunu açıklama gereği duydum.

Sevgili Bir Şişe, sakın seni güncel tutmayacağımı sanma! 2-3 günde de olsa her zaman seni yepyeni konularla dolduracağım.

Sağlıcakla kalın… :)

Facebook Sayfası Açmak Hakkında Herşey

face - book =))

Merhaba arkadaşlar, Şişe’de facebook hakkında bir kaç temel bilgi yayınlamıştım.Fakat bugün baktım ki araya facebook hayran sayfasının nasıl açıldığını atmamışım.İşte o an geldi, şimdi sıra facebook hayran sayfasının nasıl oluşturulacağını anlatmada :D

Arkadaşlar ,facebook hayran sayfaları bazen bir web sitesinin yerini fazlasıyla tutabilmekte çünkü facebook kullananlar bilirler ki; bir müzik grubu veya bir kuruluş için açılan facebook hayran sayfaları, bu grup ve kuruluşların web sitelerinde oluşturulmaya çalışılan kitlelerden daha büyük kitleler oluşturmayı başarıyor.Hatta bazen kendiniz adınıza açtığınız bir hayran sayfası da , ün kazanmanızı sağlayabiliyor.İşte facebook hayran sayfalarının böyle güzel özellikleri var.

Peki facebook hayran sayfası nasıl açılır?

Mistik bir an: Ölüm ve Ölüm Korkusu…

Son zamanlarda beynim bir çok mistik konu ile doldu.Beynimi çok karmaşık ve açıklanamayan durumlarla dolduruyorum.Biraz rahatlamak istiyorum.Onlar mı beni yoksa ben mi onları kendime çekiyorum? Bilmiyorum…

Bu tür konuları konuşacak pek fazla arkadaşım olmadığı için sadece yazarak bu karmaşık durumlardan birazcık da olsa kurtulabiliyorum.

Paragraflarımın anlatmak istediği mistik durum; ölüm…

İki gün önce idi.Bir televizyon dizisinde ölüm konusu oldukça mizahi bir anlatım ile karşıma çıktı.Dizi oldukça komik ve her şey gayet normal idi.Fakat birden bire içime bir korku sindi.Bu korkunun ölüm korkusu olduğunu hissettim.

Msn Robotları ile Sohbet Etmek

İşte msn robotları

Bazen msn hesabınıza bağlandığınız zaman, içeride kimse olmayabilir ve bu da can sıkıntınızı katmerleyebilir.İşte bu tür anlarda imdadınıza msn robotları diğer bir deyişle msnbot’lar yetişiyor.Kodlama harikaları olan msn robotları yazılan kelimeleri analiz ederek sizlerle sohbet ediyorlar.Bu robotlar arasında çok kusursuz yazılanlar, gerçek bir kişiyi aratmayacak olanlar bile var.Hatta bu işten gelir kazanmak için msn robotları oluşturan firmalar bile var.Botego adlı bir firma bu tür msn botlarını pazarlama botları başlığı altında ücretli olarak müşterilerine sunmakta.

Ticaret ve pazarlama alanında kulağa iyi gelen bu robotlar iyi işe yarıyor fakat piyasada sadece sohbet için üretilmiş olan bir kaç msn robotu da var.Bu robotlar öyle ki siz ona küfür ettiğiniz zaman size uyarabiliyor hatta o da size küfür edebiliyor.

YazarVizör ile Sanat!

İsmet Nakipoğlu ve YazarVizor.com

Merhaba arkadaşlar, bu gece ard arda iki site hakkında sizlere bilgi veriyorum.Çünkü Saygı duyduğum Biyoloji Hocam İsmet Nakipoğlu’nun bitkilerin, hayvanların kısacası tüm canlıların ve doğanın sanatsal ve edebi bir şekilde fotoğraflarını çekip kalemden boşanırcasına kağıda döktüğü paragrafların yer aldığı YazarVizör adlı web sitesi hakkında bilgiler sunacağım.

Yalnız Yazarvizor.com hakkında bahsetmeden önce, evvela Saygıdeğer İsmet Nakipoğlu hakkında biraz bahsetmek istiyorum.

Onun doğduğu, büyüdüğü yerlerden ve eğitim hayatından bahsetmeyeceğim çünkü bunları çok klasik buluyorum.Kim tanıtılırsa tanıtılsın bu tür bilgiler her zaman verilir.Ben ise İsmet hocamın farklı olduğuna inanarak, onun hakkında farklı bilgiler vermeyi istiyorum.

İsmet Nakipoğlu’nu ilk lise 1 çağımda tanımıştım.Şimdiye kadar gördüğüm hocalardan davranışları, düşünceleri itibariyle oldukça farklıydı.Çünkü düşünceleri bana hiç ters düşmüyor ve davranışları da bir hocaya göre oldukça sempatik ve cana yakın geliyordu.Beni büyüleyen başka bir durum ise onun biyoloji laboratuvarı oldu.Laboratuvar’ın nasıl olduğunu anlatmayacağım çünkü anlatmakla bitiremem.”Anlatılmaz yaşanır” cinsinden bir durum işte.