Son Yazılar

HAYIR ! HAYIR ! HAYIR !

Anayasa değişikliğine hala ne diyeyim diye düşünüyor musunuz

gerçekten?

YÖK ‘ün ve dokunulmazlığın kaldırılmadığı anayasaya,değişiklik

yapılmış olmaz asla.

Olsa olsa  var olan maddelere rötuş yapılmış olur en fazla.

Din dersinin zorunluluğu hala bir anayasa maddesi oluyor

ken,bu değişiklik neyin nesi oluyor anlamıyorum.

Ne bekliyorduk ki ,  yeni  reformlar falan mı ?

Bu üç madde anayasanın Bermuda Şeytan Üçgeni gibi adeta.

İktidara gelmeden hemen her parti, bu üçgenden söz eder , fakat iktidara gelince, sözde

değişim dalgaları arasında, tıpkı Bermuda Şeytan Üçgeni ’nde kaybolunduğu  gibi kaybolur gider.

Kaldı ki, temsil edilmesi gereken oyların yarısı dışarıda olan anayasanın değişime yaklaşması söz konusu

bile değil .

Abazaları ağırlıyorum sitede…..

Merhaba arkadaşlar, internet aleminde felsefemi ifade eden bir söz var,” çok hitin yolu illegal’den, porno’dan; internetten çok kazanmanın yolu ise hedef kitleden geçer” diye.Porno ve illegal içerik pek bir kazanç sağlamaz site sahiplerine, sadece tıklanma oranını yükseltir fakat istenilen hedef kitleye yönelim ise sabırın da verilen emeğe sentezlenmesiyle iyi kazançlar getirir.

Bu web sitesi sahiplerine küçük bir ipucuydu sadece.Konuyu açmamın asıl sebebi, sitemde adult içerik bulundurmama rağmen milletin adult içerik beklentisi ile Bir Şişe’ye bağlanması :D .Bu duruma örnek verecek olursam,

Kibar Feyzo’nun unutulmaz sahneleri diye bir konu açmıştım siteye.İçinde kesinlikle adult içerik yoktu fakat bu konuya bağlananlar aşağıdaki arama terimleri gelmişler….

kibar feyzo sevişme sahnesi,kibar feyzo komik sahneler,kibar feyzo sevişme,kibar feyzo video son sahne,kibar feyzo filmi sahneleri,müjde ar kibar feyzo sevişme sahnesi,kibar feyzo son sahne,kibar feyzo son sahnesi,kibar feyzonun en komik sahneleri,sevişme sahnesi müjde ar kibar feyzo,kibar feyzonun sevismesi,nü yeşilçam pornosu müjde ar,facebook yeşilçam pornoları,feyzo filmi komik sahneleri,kibar feyzo filmi,kibar feyzo filmi unutulmaz sahneler,kibar feyzo filmini son sahne,kibar feyzo müjde ar sevişme sahnesi,kibar feyzo nun komik sahneleri,kibar feyzo sahneleri

Gördüğünüz gibi çoğu adult kelime, Bir Şişe’de açılan bir çok konunun anahtar kelimeleri böyle.Yani bizim ülkede sex-porno izlemek isteyen internet kullanıcılarını çekmek bu kadar kolay.O kadar çok kişi var ki bu tür şeyleri izlemek isteyenler anahtar kelimelerin arasına adult terimleri yerleştirmediğiniz zaman bile geliyor.Fakat siteye kazançları ne oluyor bunların? Hiçbir şey….Binevi abazaları ağırlıyorum sitede :)


Mavi Düşlerimin Karanlık Efendisi…

mavi düşlerimin karanlık efendisiOnun bakışlarını üzerimde hissediyorum.Kan çanağına dönmüş gözleri daha çok kan istiyor sanki.Uçsuz bucaksık bir dağın zirvesindeki çıkışı olmayan bir labirent gibi…Beni çağırıyor; kulağımda çınlayan çanların arasından seçebildiğim, buğulu sesiyle…

Mavi düşlerimin, mavi sayfalarına akıtıyor kapkara kanını.Bir gün geleceğini biliyorum, ölüm gibi.Hangimizin düşlerinde böyle bir canavarı yok ki.

Gelmesine ve beni sonsuzluk çukuruna, sonsuza dek hapsetmesine izin mi vereceğim? Mavi düşlerim, Horus’un Set’e yeni düştüğü gibi karanlığa mı gömülecek? Galip gelmeliyim bu ne kadar kan döküleceği belli olmayan savaştan; galip gelmeliyim mavi düşlerim için, kaf dağının arkasında kıvranan yalnız ağaçlar için…

Ona izin vermeyeceğim…

Sizde izin vermeyin!

600 bin liseliden bahsediyor millet!

Önce kendinizi sorgulayın!

Sevgili ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan bey 600 bin liselinin çözemediği soru hakkında bu sözleri söylemiş.

“Bir iki yıl önce üniversiteye giriş sınavında 80 – (12 + 3 + 8) = ? diye bir soru sorduk. Şimdi bu soruya baktığınızda ne düşünürsünüz? ‘Çocuklar bunu yapar’ dersiniz. Oysa bu soruya 600 bin öğrenci cevap verememiş. Neden cevaplamamışlar, neden yapamıyorlar? İlkokul çocuğu bu soruyu yapıyor. Bunlar lise çocukları ya da mezunları. İşte bu soru gibi yüzde 99’unun kesinlikle çözmesi gereken çok basit sorular var. Ama çözemiyorlar. Biz çok basit, yüzde 100 hepsi cevap verir diye ‘Cumhuriyet kaç yılında ilan edildi?’ gibi soruları sınavlarda sormuyoruz. Ama artık kuşkuluyum. Şimdi bu soruyu sorsak, ‘Yüzde yüz doğru cevap alırız’ diyemiyorum. Herhalde yanlış cevap verenler çıkacaktır diye endişe ediyorum.”

Bu lafları dizmeyi biliyorsunuz Ünal bey ama sormuyorsunuz, sorgulamıyorsunuz neden yapamıyorlar diye! Siz eğer ülkenizin en altın, en parlak dönemlerindeki çocuklara okuyacakları bölümlerle alakasız sorular sorarsanız, onları dozajı yüksek bir stres ve kaygıyla sınava sokarsanız, sonra da üniversite okumayı çok yüksek bir kademe gibi gösterir; üniversite okumayan adam değildir izlenimi verirseniz tabii yapamazlar.2+2′yi de sorsan yapamazlar, Atatürk’ün doğum yılını da!

Laflarınıza dikkat edin ve LYS’ye az kala hiç bir öğrencinin moralini bozmayın.Varolan sistemi sorgulayın.Eminim o soruya cevap veremeyen çoğu öğrenci sizden daha iyi düşünüp, sizden daha iyi mantıksal problemler çözüyorlardır…

ALİCE HARİKALAR DİYARINDA CİMCİKLENME

Alice Harikalar Diyarında filminin üçboyutlu muhteşem görüntüsünün etkisine kapılıp tavşanın peşine takılıp gidiyorum arkadaşlar, ancak delikten uzay boşluğuna yol alıp Alice ve şapkacının çay partisine tam dahil olacakken, filmde geçen bir replikle hayal dünyam öylesine sınırlandı ki gerçekliğe düşüverdim bir anda.

Üstelik film sonrası yaptığım, “bu diyarda her yerde olduğu gibi iyilik de var kötülük de. Peki sen Harikalar Diyarı’nda yaşasan, hangi karakter olurdun?” Adlı testte Alice karakteri çıkmışken hem de.

Test sonucum ise aynen şöyle; Bazıları “kediyi merak öldürür” der. Eh, kimi zaman haklılar ama pek çok şeyin başında da merak yatar. Örneğin öğrenmenin. Senin oldukça meraklı bir yapın var. Meraklı olduğun kadar cesursun da. Maceralara atılmak, yeni bir şeyler keşfetmek senin en belirgin karakter özelliğin. Bu karışıma biraz da hayal gücü eklemek gerek elbette. Ama dozunu iyi ayarlamak lazım.

TANRI!

“İlla bir Tanrı’ya inanacaksanız onun big bang’i ya da evrimi başlatmış olduğuna inanabilirsiniz ama ondan sonra ki olaylara kesinlikle karışmadığına dair elimizde çok kesin kanıtlar var.”

Hoimar Von Ditfurth (1921- 1989)

Gelin Artık!

Düşman olarak gelselerdi, insan olarak mı karşı çıkardınız yoksa ........... ırkına mensub olarak mı?

Edirne’de üniversite okuyorum ve dünya konularına kafa yormak için bol bol zamanım oluyor.Hayatta tek başıma kaldıktan sonra etrafımı ve dünyayı daha iyi yorumlamaya başladım.

Etrafıma bakıyorum da; okulumda düşüncelerinden dolayı dışlananlar, dersinden kalanlar ve yine düşüncelerinden dolayı yüceltilenler var.Dünya’ya bakıyorum sahip oldukları toprak parçalarından, inançlarından, kaynaklarından veya ırklarından dolayı ezilenler ve insan sayılmayanlar var.

Bu sebeplerden dolayı türdeşlerini ezenlere, dersten bırakanlara ve dışlayanlara bir kaç sorum var. Neden? Neden böyle davranma gereksinimi duyuyorsunuz? Neden böyle bir tutum içindesiniz?

Bu insanlar koca bir kafaya sahiptirler ve sahip oldukları koca kafalarını, ya doğru düşüncelerle doldurmayı unutmuşlar yada önemi olmayan bilgilerle donatmışlardır.Saydıklarım ile %70 ve üzeri benzerlik gösteren türdeşlerim büyük ihtimal soruma şöyle cevap  verecekler: “Daha iyi bir gelecek için, daha iyi bir ………. devleti için, daha iyi yönetim için vesaire vesaire…” Ama sorularıma gelen cevaplar arasında ne yazık ki “Daha iyi bir dünya için” cevabı yok! Çünkü onlara göre dünya yok, beyin yok, kalp yok! Daha önce de dedim ya; kafa kocaman ama beyin yok!

Ne Haldeyim Bilmiyorum?

Yalnızlık!

Yalnızlık!

Yazıma Murat Yılmaz Yıldırım’ın ve Cem Adrian’ın beraber söylediği Kan Revan İçindeyim parçasıyla başlıyorum.

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Merhaba arkadaşlar, bazen beni bırakmayan, istediğim zaman yanımda olan tek arkadaşımın Bir Şişe olduğunu düşünüyorum.Üniversite hayatı her zaman büyüleyici gelmiştir.Ama kalabalıkların arasında yalnız kalma durumu hiç anlatılmadı bana.Üniversitede binlerce kişi var.Bu binlerce kişiden biri bile hadi gel buralara takılalım veya şuraya gidelim demedi bana! Ne yaparlarsa yapsınlar, nerelere giderlerse gitsinler ben aralarında yokum.Uyuyor muyum ben ya.Hiçbir şeyden haberim olmuyor.Mal gibi; yaptıkları, ettikleri şeyleri sonradan öğreniyorum.Neden yaptıkları hiçbir etkinliğin haberini vermiyorlar , çok mu asosyal görünüyorum veya çok mu ineğim/iğrencim ??

Üniversitenin etkinliklerine katılabilirim fakat hiçbir arkadaşın yanında olmadan, hiçbir arkadaş edinmeden ne kadar keyif alabilirsin ki etkinliklerden? Bu durum benim sosyal olmamama ve çoğu şeye tepkisiz kalmama neden oluyor.İnsanlar artık önemsiz varlıklar gibi geliyorlar bana.Kitaplara gömülüyorum, tek başıma dört duvar arasında müzik

Kalabalıklar ve Ben!

yapıyorum.Artık sadece ruhumu tatmin etmek için uğraşıyorum.Belki de doğayı bu denli sevmemin nedeni budur.Çünkü doğa, ben huzuru ciğerlerimden içeri çekmek ve damarlarımdan süzülüp kanıma karışmasını istediğimde her zaman yanımda.Doğa bana huzuru veriyor.Ona sığınıyorum, her zaman için beni kabul ediyor ve  beni yanına alıyor.

Evime kilometrelerce uzaktayım.Hiç bir arkadaşım yok ve kalabalıklar arasında yalnızım.Beni ayakta tutan ne peki? Müzik mi? Doğa mı? Bir Şişe mi? Bu 3 şey beni ayakta tutan şeyler, çünkü beni dinliyorlar her zaman ve istediğim zaman yanımdalar.Ama insanlar?

Fazla söz bulamıyorum ve çok kötü bir durumdayım.Ruhumun tatmini için başka şeylere yönelmekten çok korkuyorum.BiRaZCıKTa oLSa SeVGiYe İHTiYaCıM VaR!

Mistik bir an: Ölüm ve Ölüm Korkusu…

Son zamanlarda beynim bir çok mistik konu ile doldu.Beynimi çok karmaşık ve açıklanamayan durumlarla dolduruyorum.Biraz rahatlamak istiyorum.Onlar mı beni yoksa ben mi onları kendime çekiyorum? Bilmiyorum…

Bu tür konuları konuşacak pek fazla arkadaşım olmadığı için sadece yazarak bu karmaşık durumlardan birazcık da olsa kurtulabiliyorum.

Paragraflarımın anlatmak istediği mistik durum; ölüm…

İki gün önce idi.Bir televizyon dizisinde ölüm konusu oldukça mizahi bir anlatım ile karşıma çıktı.Dizi oldukça komik ve her şey gayet normal idi.Fakat birden bire içime bir korku sindi.Bu korkunun ölüm korkusu olduğunu hissettim.

Ders Kaydı için Öğrenci Şifremi Almamıştım

Ama öğrendim...

Merhaba arkadaşlar,dün gece frienfeed ve twitter gibi aşırı sosyal platformlara erken uyuyacağımı, sabahleyin de erken kalkacağımı yazdım.Gerçi yatakta kıvrana kıvrana anca saat 2.30′ta uyuyabildim ya neyse.Erken kalmak istememin sebebi erkenden bankaya gidip üniversite harcımı sıra beklemeden yatırmak istememden dolayı idi.

Sabah 8′de kalktım.Yalnız bir sorun vardı.Ders kaydı yapmam için gereken kullanıcı şifremi bilmiyordum.Bu şifreyi, tatile girmeden önce bir dilekçe imzalayarak almam gerekli imiş.Her neyse sabahın 8′inde üniversitenin öğrenci işleri müdürlüğünü aradım ve kullanıcı şifremi bilmediğimi anlattım.Telefona çıkan şahsiyet bir erkekti ve güvenlikten dolayı şifreyi sadece elden verebileceklerini söylediler.Öyle bir paniğe kapıldım ki sormayın.Ders kaydı için tanınan sürenin bitmesine 2 gün vardı ve benim o sürede oraya gidip, dilekçe imzalayıp, işlemleri gerçekleştirmem neredeyse imkansızdı.

123