Onun bakışlarını üzerimde hissediyorum.Kan çanağına dönmüş gözleri daha çok kan istiyor sanki.Uçsuz bucaksık bir dağın zirvesindeki çıkışı olmayan bir labirent gibi…Beni çağırıyor; kulağımda çınlayan çanların arasından seçebildiğim, buğulu sesiyle…
Mavi düşlerimin, mavi sayfalarına akıtıyor kapkara kanını.Bir gün geleceğini biliyorum, ölüm gibi.Hangimizin düşlerinde böyle bir canavarı yok ki.
Gelmesine ve beni sonsuzluk çukuruna, sonsuza dek hapsetmesine izin mi vereceğim? Mavi düşlerim, Horus’un Set’e yeni düştüğü gibi karanlığa mı gömülecek? Galip gelmeliyim bu ne kadar kan döküleceği belli olmayan savaştan; galip gelmeliyim mavi düşlerim için, kaf dağının arkasında kıvranan yalnız ağaçlar için…
Ona izin vermeyeceğim…
Sizde izin vermeyin!











