“İlla bir Tanrı’ya inanacaksanız onun big bang’i ya da evrimi başlatmış olduğuna inanabilirsiniz ama ondan sonra ki olaylara kesinlikle karışmadığına dair elimizde çok kesin kanıtlar var.”
Hoimar Von Ditfurth (1921- 1989)
Key yani konut edindirme yardımı ödemeleri, pazartesi günü başlıyor.
KEY ödemeleri Ziraat Bankası aracılığıyla 22 Mart 2010 tarihinde yapılacak.
Bu çerçevede Emlak Bankası A.Ş. tarafından bildirilen listeler, hak sahipliğinin tespitine esas olmak üzere 21 Mart 2010 tarihinde Resmi Gazetede ilan edilecek ve hak sahiplerinin alacakları KEY tutarları bu tarihten itibaren Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş’nin internet sitesinden öğrenilebilecek…
KEY ödemeleri Türk vatandaşlarına T.C. Kimlik Numarasıyla yabancı uyruklu hak sahiplerine ise Yabancı Kimlik Numarası veya Vergi Kimlik Numarası ile yapılacak. Kurumlar tarafından T.C. Kimlik No ve Yabancı Kimlik Numarası veya Vergi Kimlik Numarası bildirilmeyen hak sahiplerine ödeme yapılmayacak.
T.C. Kimlik No ve yabancı kimlik numarası veya vergi kimlik numarası ile yapılan sorgulama sonucunda listede isimleri yer almayan, kimlik no ve yabancı kimlik numarası ya da vergi kimlik numarasının bulunmaması ya da KEY hak sahibi olduğunu ve ödeme miktarının doğru olmadığını ileri süren kişilerin, öncelikle adlarına ödeme yapan kurumlara, bu kurumlardan sonuç alınamaması durumunda ise Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmeleri gerekecek.
Liselilere bir müjdem var bugün…Bizim zamanımızda yapmadılar bunu, umarım yararlı olur liselilere….Sömestr tatili 3′e çıkıyor….Yani liseler 4 dönem olacak =)
MEB çalıştayında ortaöğretim komisyonu, liselerin 2 dönem yerine 4 dönem olmasını ve “ara karne” uygulaması getirilmesini teklif etti.(Bu durumun verimliliği nasıl arttıracağını zaman gösterecek.Bir deneme daha =))
Milli Eğitim Bakanlığı’nca (MEB) “haftalık ders çizelgelerinin yeniden düzenlenmesi” amacıyla gerçekleştirilen çalıştay bünyesindeki ilköğretim komisyonunda, 4. ve 8. sınıflar arasında zorunlu okutulan din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin bir saat azaltılmasına karşı çıkıldı. Komisyonun nihai raporunda, “din dersi süresinin bir saat kısaltılması” ve “ders süresinin aynı kalması” şeklinde iki görüşe yer verildi. Ortaöğretim komisyonu, liselerin 2 dönem yerine 4 dönem olmasını ve “ara karne” uygulaması getirilmesini teklif etti.
Dün sona eren çalıştayda, ilköğretim ve ortaöğretim komisyonlarınca hazırlanan ve “tavsiye kararlarını” içeren nihai raporlar, en kısa sürede Talim ve Terbiye Kurulu”na (TTK) sunulacak. Tavsiye kararları, ancak TTK kararları ile yürürlüğe girebilecek.
Facebook sosyal bir arkadaş ağı olmaktan çıkıyor bazı durumlarda…Bu sosyal ağ çok farklı amaçlar için de kullanılıyor.Bazen sanal bir suç işlemek için, bazen ise sadece sanal suçların sorumlularını değil, reel yaşamın suçlarını bile yakalamak için.Şimdi size vereceğim örnek reel yaşamdan facebook’a uzanan suçluları yakalamak için kullanılan enteresan bir yöntem…
Bursa Barosu’na kayıtlı avukatlardan Mesut Yılmaz, müvekillerinin borçlularına ulaşamayınca Facebook’u kullanmaya karar verdiklerini ve bu yöntemle çok sayıda borçluya ulaştıklarını belirtti. Alacaklı oldukları bazı kişilerin kendi adreslerinde bulunmadığını cep telefon numaralarını değiştirdiğini belirten Musut Yılmaz, şunları söyledi: “Onlarla Facebook ile iletişim kurmaya karar verdik. Onların ortak oldukları gruplara, kendi adımızı vererek veya sahte isim ve kadın fotoğrafı kullanarak üye olduk. Daha sonra arkadaşlık teklifimizi kabul eden borçlularla önce normal yazışıyoruz. Daha sonra kendimizi tanıtıp borçlarından dolayı haklarında icrai işlem başlattığımızı hatırlatıyoruz. Son olarak ise borçlarını ödememeleri için çözüm üretmelerini öneriyoruz. Bu çalışmamız ile bu zamana kadar aylardır ulaşamadığımız hatta umut kestiğimiz 6 borçludan yaklaşık 150 bin TL paramızı tahsil ettik.”
Site kritiğe her nedense bugün wolkanca hakkında yazmak istedim.Wolkanca ben internet serüvenime başladığımdan beri adını duyduğum yeri geldiğinde ziyaret ettiğim wordpress tabanlı bir blog sitesidir.Türkiye’de blog kavramının gelişmesinden önemli payı olan bir web sitesi de diyebiliriz wolkanca’ya.
Wolkanca, gördüğüm ve okuduklarım kadarıyla blog yazarlarının idölü olmuş durumda.Ben bunu Türk blog aleminin ilklerinden biri olmasına bağlıyorum.En azından wordpress’in en eski sürümlerini bile kullanmış olan bir internet sitesi için bu iddiayı ortaya atabiliriz.
Blogcuların idolü olan bu site Wolkan’dan başka bir çok yazarı da bünyesinde barındırmakta.Büyük ihtimal wolkanca’da yazmak için sırada bekleyen blogcular bile vardır.
Wolkanca’nın en sevdiğim yönlerinden biri oldukça sıradışı ve güncel konuları bünyesinde barındırması…Çünkü wolkanca’yı her ziyaret ettiğimde yeni bir kaç yazı ile karşılaşmaktayım ve bu yazılardan bazen ilham almaktayım.Kaliteli bir blog olduğu için wolkanca hakkında birçok şey söylenmiş ve bir çok da polemik başlatılmıştır.Tıpkı Tarkan’ın star olmadan önce “homeseksüel” olduğunun iddia edilmesi gibi.
Wolkanca’nın kendine örnek aldığım ve hoşuma giden bir diğer yönü ise hit almayı hedeflediği konularda ziyaretçi mantığı ile hareket etmesi.Yani bir konu açıyor diyelim…Konunun başlığını ve içeriğini “Ziyaretçi google’a ne yazar?” mantığı ile belirliyor.En azından ben gördüklerimden bunu anlıyorum.
Aslından wolkanca hakkında yazılacak birçok şey var fakat ben yazımı burada sonlandırıyorum ve son olarak wolkanca’ya yayım ve yazım hayatında bol hitli günler diliyorum.
Wolkancaya bağlanmak için buradan yakabilirsiniz…
Gitar çalmayı öğrenipte yeni bir gitar almayı planlayanların muhtemelen kendine sorduğu bir sorudur bu.Akustik gitar mı alayım yoksa klasik gitar mı?
Ben klasik gitar çalmaktayım ve yeni aldığım gitar da yine klasik oldu :) Ama akustik gitarımın da olmasını istemez miyim? İsterim tabii..
Gitar çalmaya pena ile başladıysanız ve pena kullanımızını olukça iyiyse akustik gitar alın derim çükü akustik gitarın sesi bana göre kulağa çok daha hoş gelmekte.Diğer bir neden ise akustik gitarı parmakla çalarken zorluk çıkarması.Pena alışlanlığınız yoksa ve akustik gitar çalmak istiyorsanız, tırnaklarınızı uzun tutmalısınız.Nedenini akustik gitarı parmakla çalarak anlayabilirsiniz.Yani akustik gitarı parmakla çalmak zor, en azından bana göre.Fakat klasik gitarda böyle bir sorun yok arpej atarken, ritim tutarken pena kullanmak gibi bir zorunluluğunuz yok.
Bir de farklı bir açıdan bakalım; kimi şarkılar akustik gitar ile kimi şarkılarda klasik gitar ile kulağa hoş gelir.Bu yüzden hem akustik hem de klasik gitarınızın olması enayilik olmaz.
Ama bana sorarsanız, akustik gitar yeri geldiği zaman pena ile, yeri geldiği zman da parmaklar ile çalınır.
Umarım fikir sahibi olmanızda yararlı olmuşumdur, her ne kadar çelişkili bir yazı yazsam da :D
Öncelikle Simetri Nedir sorusuna cevap verelim.Simetri bir denge ve orantı terimidir. İki şeyin birbirine benzeşmesi ve uyumu olarak da tanımlanabilir. Simetrik şekiller birbirlerine tamamen uyar ve aralarındaki benzerlik mükemmelliğini ve kusursuzluğunu temsil eder. Aynadaki haliniz olarak da düşünebilirsiniz. Yüzünüzün aynadaki yansımasının yüzünüzün simetrisi olduğunu bilmeniz bunu anlamaya yeter. . Matematik – Fizik hep bunlarla ilgilenir. Mimari simetri de ayrıca vardır. Bir çok mimari eser simetrik inşa edilmiştir. Bir de bunun tersi asimetri vardır.
Simetri hastalık halini alır bazı insanlarda. Simetri nedir bilmeyen insanlarda dahi bu vardır. Hiçbir şey asimetrik olmayacak. Duvardaki tablonun düz durması, arabanın düz park edilmesi, bir şeyi istiflerken simetrik istiflenmesi ve hatta bazen kendimde gördüğüm uyumadan önce nefes alış verişlerinin dahi iki parçaya ayırılarak ve aynı uzunlukta aynı seste simetrik alınması, çit sayıda alınması. Asimetri düşmanıdır böyle kimseler. Asimetrik döşenmiş bir evde farkına varmasalar dahi huzur bulamazlar.
Simetri hastalığı psikolojik bir dengesizliktir aslında . İnsanın hayatında çok olumsuz yönleri yoktur fakat bunu ileri safhada yaşayanlar için bir sorun teşkil edebilir. Mesela iş gücünden tasarruf edemezsiniz. Zaman kaybı yaşarsınız. Sitede gördüğünüz bir çok blok simetri hastalığımın neticesinde saatlerce 0.01 hassasiyetinde ölçümlenerek simetrik yapılmıştır. Huzursuzluk hissinden kurtulamıyor bir insan ne yapsa da. Yaptığım her düzenlemenin bir simetrisi olmalıdır benim için. Zira odamdaki bilgisayarın iki yatak arasına olan mesafesi dahil simetrik olmak zorunda.
Kaynak: immortalance
Dmoz, web tasarımcıların, kodlayıcıların, blogcuların yakından ilgilendiği ve bildiği en büyük ve önemli internet dizinidir.Dmoz’u bu kadar önemli yapan ise google, yahoo ve bir çok internet devinin dmoz’u baz alarak internet sitelerine değer vermesidir.
Gerçi ben son zamanlarda google ve yahoo sıralamalarına dmoz’un etkisinin düştüğünü düşünmekteyim ama bu etki halen azımsamayacak nitelikte.
Dmoz’da ki sistemden de biraz bahsederek, dmoza nasıl kayıt olacağınızı anlatacağım.Dmoz’un veritabanında bir çok internet sitesi bulunmaktadır.Bu web siteleri kategorilere ayrılmıştır.Oldukça geniş ve ayrıntılı bir kategorilenme sistemine sahip olan dmoz’da, açacağınız en cins site için bile mutlaka bir kategori bulunmaktadır.Bu kategorilere ve alt kategorilere gönüllü editörler atanmıştır.Bir alt kategorinin editörü yoksa eğer o alt kategoriden de üstteki editör sorumludur.
Dmoz’a kayıt olmak çoğu zaman internet sitesi kuranların problemi olmuştur fakat anlatacağım püf noktaları ile bu işin bir problem olmaktan çıkacağını anlayacaksınız.
İlk olarak, dmoz spam içeriğe sahip olan yani gereksiz keywordlerle alakasız metalarla dolu bir siteyi dizinine almaz.Bu yüzden ekleyeceğiniz web sitesinin metaları içeriğinizle alakalı olmalıdır.
Dinleyen kişinin ruhuna huzur veren bir şarkı ile karşınızdayım.Şarkının adı “Buradan uzaklara“.Cenk Taner seslendirmekte.Bu şarkıyı ilk dinlediğimde Cenk Taner’in albümlerini araştırmaya başladım.Çünkü şarkı oldukça hoşuma gitti.Diğer şarkılarının nasıl olduğunu merak ettim.Cenk Taner’in sadece bir albümünü bulabildim..Albümünün adı “İzin Vermedi Yalnızlık”…Bu da o albümde en çok hoşuma giden parça….
Vikide bulunan Cenk Taner ile ilgili yazı….
6 yaşında Yatılı Göztepe Pansiyonlu İlkokulu’na gitmiş geri dönüp Ortaokulu Değirmendere de bitirip Liseye Kuleli Askeri Lisesi’nde başlamıştır. Kısa sürede düz liseye geçmiştir. İletişim fakültesinde üniversite serüvenini tek celsede bitirip okul altyapısını oluşturmuş Cenk Taner. Ardından stüdyo çalışmaları ile müzik çalışmalarına başlamış. 7 albüm (ki aralarında Cenk Taner’in bir solo çalışması da mevcuttur) çıkartır. 2004 Aralık ayında Andıran Otu adlı kitabı yayınlanmıştır…
ve Buradan Uzaklara….
Ebced teriminin anlamını ilk öğrendiğimde baya şaşırmıştım…
Arap alfabesinde , arap harflerinin ayrıca birer rakam değeri vardır.Harfler, bu sayı sisteminde ebced, hevvez, hutti, kelemen, sa’ fas, karaşet, sehhaz, dezzag diye sekiz gruba ayrılmıştır.Aynı zamanda ebced hesabı edebi eserlere Tarih düşürme sanatında karşımıza çıkmaktadır.Özellikle 16. yüzyılda çok sık işlenmiştir.
Arap alfabesindeki harflere karşılık gelen sayılar….
Susma sustukça…